Mitingde çevre örgütleri, köylüler, hukukçular ve yurttaşlar söz aldı. Maden faaliyetlerinin su kaynakları, tarım alanları, biyolojik çeşitlilik ve bölgenin geleceği üzerindeki etkilerine dikkat çekildi.
Yağmur altında en güçlü mesajlardan biri şuydu: “Yağmur da yağsa toprağımızı vermeyeceğiz.”
Bu söz, yalnızca bir itirazı değil toprağına, suyuna ve geleceğine sahip çıkan insanların ortak iradesini de yansıtıyordu.
Toprak, su, hava ve ekosistem bir bütündür. Bu bütünün korunması yalnızca bugün yaşayanların değil, gelecek nesillerin de yaşam hakkıdır.
Karadeniz’in dereleri, ormanları, tarım alanları ve yaşam kültürü yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların da ortak mirasıdır. Bu mirası korumak için yükselen her ses değerlidir.



